Kariyerleri boyunca absürt, aynı zamanda dinamik ve ışıltılı bir tavrın peşinde oldular. Hedefte ise daima yenilikçi fikirler vardı, hep ‘yarın’a oynadılar. 8’inci stüdyo albümleri ‘Born in the Echoes’ bu açıdan bizi doğruluyor. Albümün daha ilk anlarında duyduğumuz efektif pop çağrışımları esas amacın değişmediğini simgeliyor. ‘I’ll See You There’ içerikten bağımsız olarak bunu tek başına da kanıtlıyor. Beat’leriyle öne çıkan ‘Sometimes I Feel So Deserted’, buram buram synthpop içeren ‘Go’, sakin disko ataklarıyla albümü sonlandıran ‘Wide Open’ ve ‘80’lerin yeraltı tavrının devam ettiğini simgeleyen ‘Reflexion’ The Chemical Brothers’ın güzel mirasına yeni manifestolar ekleyen klas şarkılar. Sözün özü, babalar hâlâ formda. (Zaten ne zaman değillerdi ki?)
1
Sinema oyuncusu Adnan Mersinli vefat etti
3698 kez okundu
2
Türk resminden karma sergi
1588 kez okundu
3
Sakin Dans Şarkıları
1383 kez okundu
4
“Çöpte Bulduk” Gönüllülerine Yasemin Sakallıoğlu ve 7 Dönüşüm Uzmanı Kadın Destek Verdi
1162 kez okundu
5
Türkiye’nin ilk kahvaltı kitabı (Kahvaltıya Dair Her Şey)
979 kez okundu