AYM’den “eşcinsel asker” kararı

21 Şubat 2018 Çarşamba, 05:04

Anayasa Mahkemesi, Askeri Ceza Kanunu’nun eşcinsel münasebet yaşayan askerlere TSK’den çıkarma cezası verileceğine ilişkin hükmünün iptal istemini reddetti.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Askeri Ceza Kanunu’nun, eşcinsel münasebet yaşayan askerlere Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) çıkarma cezası verileceğine ilişkin hükmü, “askerlik hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamayı amaçladığı” gerekçesiyle, Anayasa’ya müsait buldu.

AYM’nin konuya ilişkin kararının gerekçesi, Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre, bir asker hakkında eşcinsel eğilimleri nedeniyle “gayri doğal mukarenette bulunmak” suçundan halk davası açıldı.

Askerin yargılamasını yapan Askeri Yargıtay 1. Dairesi, Askeri Ceza Kanunu’nun, “Bir kimseyle gayri doğal mukarenette bulunan asker kişiler hakkında TSK’dan çıkarma cezasına, erbaşlar hakkında rütbenin art alınmasına hükmolunur” şeklindeki kuralının Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına vardı ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu.
İtiraz gerekçesinde, asker kişilerin doğal olmayan cinsel davranışlarının askerlik mesleğinin onurunu zedeleyeceği veya disiplinsizliğe sebep olacağı konusunda somut gerekçeler ortaya konulmadan bu fiilleri işleyen asker kişilerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasının hak duygusuyla bağdaşmadığı öne sürüldü.

Özel hayatın en mahrem kısmında yer saha cinsel faaliyetleri nedeniyle bir kişinin meslekten atılmasının hususi hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu iddia edilen itiraz gerekçesinde, güvenlik görevlilerinin veya mülkiye, yargı ve din hizmetleri gibi görevlerde çalışanların gayri doğal mukarenette bulunmaları halinde meslekten çıkarma gibi ağır bir cezai yaptırıma tabi tutulması laf konusu değilken, asker kişilerin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu savunuldu.
GEREKÇEDEN
Başvuruyu esastan inceleyen Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin iptal istemini reddetti.
Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, Anayasa’ya göre, herkesin hususi hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu ancak Anayasa’da muhtelif nedenlerle hususi hayatın korunması hakkında sınırlamalar getirilebileceği belirtilerek, bu hakkın mutlak olmadığının kabul edildiği bildirildi.
Temel hak ve özgürlüklerin de özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’da öngörülen sebeplerle ve ancak kanunla sınırlanabileceğine işaret edilen gerekçede, bu sınırlamaların demokratik cemiyet düzeninin gerekleri ile ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı anlatım edildi.
İtiraz konusu kuralla, asker kişilerin “gayri doğal mukarenette” bulunmalarının cezai yaptırıma bağlandığı, “gayri tabi mukarenette bulunma”nın, “doğal olmayan yoldan cinsel davranışta bulunma” şeklinde tanımlandığı anlatılan gerekçede, “Bu çeşit cinsel davranışlar, fazla farklı şekillerde ortaya çıkabileceği gibi kişiden kişiye veya toplumdan topluma farklılık gösterebilir. Anayasa Mahkemesinin 1 Nisan 2015 tarihli kararında belirtildiği üzere, laf konusu davranışlar, bütün cemiyet düzenlerinde doğal olarak kabul edilmesi olası olmayan, toplumun ahlaki standartları üzerinde menfi etkisi bulunan cinsel davranışlardır” denildi.

Bireyin mahremiyet alanı ve bu alanda cereyan eden fiil ve davranışlarının kişinin hususi yaşamı kapsamında olduğuna işaret edilen gerekçede, asker kişilerin hususi hayatın en mahrem kapsamında olan cinsel davranışları gerekçe gösterilerek TSK’dan çıkarma cezasıyla cezalandırılmalarını öngören kuralın, hususi hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına müdahale oluşturduğunun aleni olduğu kaydedildi.

Ancak Askeri Ceza Kanunu’nda öngörülen cezai yaptırımların esas amacının, askeri disiplini korumak ve sürdürmek olduğu, asker kişilere uygulanan yaptırımların, halk düzenini sağlamak ve devam ettirmek, verimli, süratli ve etkin çalışmayı sürdürmek, disiplini tesis etmek, mesleğin şeref ve saygınlığını korumak amacıyla getirildiği anlatıldı. Gerekçede, şu tespitler yapıldı: “Bu açıdan bakıldığında askeri disiplinin korunması ve halk hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamaya yönelik olarak hususi hayatın en mahrem alanında kalan cinsel davranışlar gerekçe gösterilerek asker kişiler hakkında TSK’dan çıkarma cezasın öngören kural, meşru bir amaca dayanmaktadır.

Askerlik mesleği disiplin ve fedakarlık temeline dayanır. Bundan ötürü görevi ifa edenlerin güven, saygınlık ve saygınlığının gereği olarak misli iş ilkelerine tabi tutulmaları olağan karşılanmaktadır. Kaldı ki kişiler askerlik mesleğini seçmekle artık sivillere getirilemeyecek bazı sınırlamaların askeri disiplin tesisi için kendileri açısından uygulanmasını kabul etmiş olmaktadır. Bu çerçevede, askeri ceza kanunları tarafından aynı veya eş eylemler askerlik hizmetinin gereği olarak umumi ceza kanunlarına nispeten daha ağır bir şekile cezalandırılabilir. Kanun koyucu, umumi ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmeyen doğal olmayan yoldan cinsel davranışları asker kişiler için yasaklamış ve cezai yaptırıma bağlamıştır. Kural, sadece asker kişilerle ilgili bir düzenleme olduğundan ve askerlik hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamayı amaçladığından demokratik cemiyet düzeninin gerekleri ile çelişmemektedir. Özel hayatın gizliliği hakkına keyfi ya da hakkın özüne dokunacak bir sınırlama getirmeyen itiraz konusu kural, istisna bir alanda dar kapsamlı olduğundan sınırlı ve ölçülüdür. Kanun önünde eşitlik herkesin, her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, bazen kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
TSK’nın ulusal güvenliğin korunmasında üstlendiği vazife ve askerlik mesleğinin özellikleri göz önüne alındığında, TSK’da vazife yapan asker kişiler ile öbür halk görevlilerinin hukuki durumlarının aynı olmadığı açıktır. Asker kişilerle öbür halk görevlileri aynı hukuki konumda bulunmadıklarından aralarında eşitlik karşılaştırması yapılamaz.”
KARŞI OY GEREKÇESİ
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Engin Yıldırım ise ekseriyet görüşüne katılmadı.
Başkanvekili Yıldırım karşı oy yazısında, uluslararası sözleşmelere, cinsiyet temelli ayrımcılıkla mücadele konusunda alınan tavsiye kararlarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıf yaptı.

Dünya toplumlarının çoğunda fazla yakın zamanlara kadar aynı cinsten kişilerin cinsel ilişkide bulunmasının doğal olmayan cinsel davranış kapsamında görülüp, “hastalık” veya “sapkınlık” olarak nitelendirildiği ve cezai yaptırımlara tabi tutulduğunu aktaran Yıldırım, “Gelişen insan hakları anlayışı ve toplumsal yaklaşımlarla beraber bu, değişmeye başlamıştır. Eşcinsel ilişkilerin ‘gayri doğal mukarenet’ kavramı içinde değerlendirilmesi, insan hakları alanında ortaya çıkan modern gelişmelerle çelişmektedir” değerlendirmesini yaptı.

AİHM’in, eşcinsel olmanın veya ilişkide bulunmanın, ordudan çıkarılma için tek sebep olmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi maddelerini ihlal ettiği sonucuna vardığını aktaran Yıldırım, silahlı kuvvetlerde eşcinsellerin vazife yapmasının ordunun disiplinine ve operasyonel etkinliğine yönelik risk oluşturduğu iddia ediliyorsa bunun dayanaklarının somut örneklerle ortaya konulması gerektiğini belirtti.

Yıldırım, şu görüşlerle ekseriyet kararına katılmadı: “Asker kişinin itiraz konusu kaide gereğince TSK ile ilişiğinin kesilmesi yaptırımına maruz kalması, mesleki yetersizlik veya bununla ilgili bir nedenden ötürü değil, hususi hayatıyla ilgili davranış ve tercihlerinden kaynaklanmaktadır. Bu, fazla istisnai haller dış olmak üzere ne devleti ne de başkalarını ilgilendirir. Demokratik bir sistemde çoğunluk, cinsel azınlık olarak nitelendirilen LGBTİ’lerin esas hak ve özgürlüklerini göz ardı etmemelidir. İtiraz konusu kural, askerlik mesleğinin onurunu korumak adına farklı cinsel yönelimleri olan asker kişilerin insan haysiyetini göz ardı etmektedir. İtiraz konusu kural, LGBTİ bireylerle ilgili tarihin derinliklerinden gelen ve sistematik olarak toplumsal hayatta kökleşmiş basmakalıp ve derin önyargıları yansıtarak, onların sürekliliğine sebep olmaktadır. İnsanlar insan oldukları için değerlidir ve insan haysiyeti, doğuştan kazanılan, insanın sırf insan olduğu için vazgeçilmez haklara sahip, kıymetli ve saygıyı hak eden bir varlık olduğunu anlatım etmektedir. Bu kişiler farklı cinsel yönelimlerinden ötürü öbür insanlardan daha mı az değerlidir, onur sahibidir?”

You must be logged in to post a comment Login


instagram takipçi satın al eryaman diş ankara oto kurtarma opel yedek parça canlı bahis bitcoin ile bahis rotabet adres rotabet güncel
antalya escort escort istanbul escort istanbul Pendik escort şişli escort
beylikdüzü escort istanbul escort kayaşehir escort istanbul escort ankara escort avcılar escort beylikdüzü escort
gaziantep escort bayan gaziantep escort kayseri escort
bahçeşehir escort esenyurt escort kayaşehir escort halkalı escort avcılar escort silivri escort
izmir escort alanya escort porno izle Antalya Escort eryaman escort antalya escort bodrum escort
bodrum escort izmit escort porno sikis eskişehir escort
escort bayan beylikdüzü escort bayan halkalı escort bayan avrupa yakası escort bayan şişli eskort mecidiyeköy escort bayan şirinevler escort bayan esenyurt escort bayan avcılar eskort şirinevler eskort beylikdüzü http://www.ilogak.com/istanbul/avcilar-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/esenyurt-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/atakoy-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/fatih-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/beylikduzu-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/silivri-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/capa-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/findikzade-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/buyukcekmece-escort/
Аренда яхты в Турции Гечек Турция Стамбул Турция Анталия Турция Кемер Турции
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz