2023’te BES’teki fon 400 milyar liraya ulaşır

Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Bostan, BES’ten daha organize olmuş, Türkiye’nin her tarafına nüfuz etmiş başka bir yatırım aracı olmadığını belirterek “2023 yılında BES’te 400 milyar dolarlık fon büyüklüğüne ulaşırız” dedi.

18 Aralık 2015 Cuma, 02:34

1 Ocak 2013’ten itibaren başka hiçbir yatırım aracında olmayan yüzde 25’lik Devlet Katkısı uygulanmaya başlanan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), gelişmiş ülkelerde kamu ve özel sektör yatırımlarına kaynak yaratan bir sistem. Bireysel Emeklilik Sistemi Türkiye’nin geleceği için, elde edilen ekonomik kazanımları sürdürülebilir hale getirecek önemli yapıtaşlarındandır diyen Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Mehmet Bostan ile konuştuk. Bostan’a FED’i , asgari ücreti ve hükümetin eylem planındaki aksiyonların ekonomiye katkısını sorduk. Ve samimi cevaplar aldık.

– Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in göze çarpan iki söylemi var. Önce yanlış anlaşılan, sonra kendi Twitter hesabından düzeltme yaptığı; ‘BES’e devlet katkısı 2016’da 3-3.5 milyar dolar ek yük getirecek.’ Diğer söylemi de ‘Yüksek ücret ve düşük performansla sırtınızı BES’e dayamayın.’ Sizce buradaki mesaj nedir?

Mesajın bütçe ile ilgili kısmı için şunu söylemek gerekir. Herkes bunu  kabul etmelidir ki, yüzde 25 devlet katkısı hem oran hem miktar olarak gerçekten çok cömert bir katkı. Biz sektör temsilcileri de kendi aramızda bunu söylüyoruz. Bu katkı katılım sayısı açısından da, hacim açısından da 2 kat artış sağladı. Zaten aslında devlet katkısından önceki dönemde de devletin bir teşviği vardı. Hatta bu yüzde 35’e kadar çıkıyordu. Fakat önceki dönemdeki katkı vergi dilimlerine göre belirleniyordu; yani kişinin ödediği gelir vergisine oranla artıyordu. Şu andaki sistem kişinin ödediği tutara göre belirleniyor. Böyle baktığımız zaman; aslında devlet, katkının sadece şeklini değiştirdi ve daha adil dağıtılmasını sağladı. İnsanlar daha önce katkı aldıklarının pek farkında olmuyorlardı;  cebe doğrudan girmiyordu. Şimdi ise doğrudan kişilerin hesaplarına ve devlet katkısını hak ettikleri anda da ceplerine girecek bir para. Bizim sektör açısından da çok önemli ve değerli. Eğer hükümet, devlet katkısının dağıtılması konusunu yeniden gündeme getirip, bunu farklı bir çerçeveye oturtmak isterse de çok kötü durum yaratmaz. Şunu kastediyorum açıkçası; bizim hep savunduğumuz bir şey vardı. Kurumların bir şekilde işveren katkılı planlarının artması gerektiğini dair. Bu da bu sistemin büyümesi açısından çok önemli, çünkü devlet katkısının sağladığı ivme biraz yavaşladı. Tamamen kaybolmadı; çok değerli, çok önemli ve cömert bir katkı; fakat bunun sektöre verdiği hız azaldı.

– Neden BES’e girmeliyiz? Vatandaşa ne demeliyiz? Bireysel emeklilik sistemine girin, çünkü…

Aslında her vatandaşın aklından geçebilecek bir soru bu ve bizleri yakından ilgilendiriyor. Burada bir-iki hassas konu var. Biri; uzun dönemli yatırım. Uzun dönemli yatırımlarda, bu tip tasarruflarda biraz sabırlı olmakta fayda var. İkinci konu; Türkiye’deki fonların hangi finansal varlıklara yönlendirildiğine baktığınızda, bütün fonlarda iç borçlanma payı yüzde 60, hisse oranı yüzde 14-15 civarında. Daha çok Hazine bonosu tarafına kaymış fonlar. Tabii ki performansta genel bir memnuniyetsizlik var. Bu şu demek; biz aslında, uzun vadeli yatırım için kısa vadeli, vade ortalaması düşük enstrümanlara girmişiz.

SERMAYE PİYASALARI İLE BAĞLANTILI

– Sermaye piyasaları ve BES birbirinden bağımsız değil. Sermaye piyasalarının çeşitlendirilmesiyle BES’in performansı artabilir mi?

Çok doğru bir tespit. İşte bunlar tavuk-yumurta ilişkisi. Hangisi daha önce gelecek bilmiyoruz. Fon büyüyüp arttıkça, bu sermaye piyasalarının zenginleşmesine de vesile olacaktır. Oraya gidecek fon miktarı arttıkça örneğin Borsa İstanbul’da kote olacak şirket sayısı artabilir, piyasa derinleşir, yatırımcı sayısı artar, yatırıma yönlendirilen fon tutarı artar. Ancak hangisi önce olacak bilmiyoruz. Fonu büyütmemiz lazım ki sistem de büyüsün ve zenginleşsin. Sistem büyüdükçe de BES fonlarının performansı iyileşecektir. Hepsi birbiriyle bağlantılı.

– BES’in büyüklüğü 47 milyar TL. Portföy yönetim şirketleri 40 milyar TL. Yani aslında yatırım fonlarında 87 milyar TL’lik tasarruf var. Bu fon tutarı özel sektör yatırımlarını destekleyici bir sermaye oluşturuyor, değil mi?

Biz burada BES’i beslemeye devam edersek bu uzun dönemde performansı da iyileştirici bir etki yaratabilir. Bu sermaye piyasasının derinleşmesine neden olacağı için çeşitliliği de artıracaktır. Oraya giren şirket sayısı da artacaktır. Belki burada bizim yapmamız gereken -katılımcılar, bireyler olarak- özellikle emekliliğimize daha uzun yıllar varsa daha riskli ürünleri ihtiva eden fonlar tercih etmek. BES fonları tabii tek başına yetmez. Bizim, alternatif varlıkları, yatırımları içeren fonları da desteklememiz lazım.

–  O zaman fon, portföy ve BES şeklindeki üçlü mekanizmanın tasarrufları yönlendirmede beraber çalışması gibi bir sonuç mu çıkıyor?

Öyle; fakat şöyle bir gerçek de var. Şu anda BES’ten daha organize olmuş, Türkiye’nin her tarafına, tüm bankaların içine yaygın ve organize olmuş bir şekilde girmiş, nüfuz etmiş başka bir yatırım aracı yok. BES, bu anlamda büyük yük taşıyor ve daha da büyük yükler taşıyabilir. Eğer önümüzdeki dönem, farklı reformlar meydana gelirse BES’in katkısı daha da artabilir; ama tek başına BES’le de olmaz.

– Hükümetin açıkladığı eylem planında tasarrufu ve tüketimi artırıcı tedbirler gözümüze çarpıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Orada enterasan bir vurgu var. Otomatik katılım sisteminin, pilot çalışmaları esas alınarak bireysel emekliliğin yaygınlaştırılması söz konusu. Böyle bir hedef var. Eylemin bitiş tarihi 21 Haziran 2016. Hedeflendiği gibi otomatik katılıma kısmen veya tamamen geçilirse; her iki durumda da BES’in Türkiye’ye sağladığı faydayı çok daha kısa sürede görürüz. Bir öngörümüz var; bir takım adımlar atılırsa 2023’te sektörün büyüklüğü 400 milyar liraya ulaşır.

–  Yüzde 4 büyümeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Piyasa beklentilerinin üzerinde bir büyüme. Önümüzdeki yıl için bize çok büyük bir cesaret verdi. Türkiye en zor koşullarda dahi yüzde 4 büyüyebiliyor. Gerçekten bu çok gururlandırıcı bir büyüme. Biz de önümüzdeki yıl bütçeyi daha rahat yapacağız.

– Katılım emekliliği nasıl ilerliyor?

Katılım emekliliğinin tutarı şu anda 4.4 milyar dolara ulaştı. Vakıf Emeklilik olarak pazar payımız yüzde 20; biz bunun çok önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.

BÜYÜK YATIRIMLARA KAYNAK YARATABİLİR

–  BES’e gelen kaynağın, altyapı-konut ve teknoloji yatırımlarına bir desteği olacak mı ya da birbirlerine destek olacaklar mı?

Biz zaten şirket olarak sektörü takip edip sürekli analizler ve değerlendirmeler yapıyoruz. Dünyada bireysel emeklilik fonları nasıl yönetiliyor, hangi finansal enstrümanlara yönlendiriliyor bu fonlar veya hangi sektörler ve yatırım türleriyle ilişkilendiriliyor. Son yaptığımız çalışmalarda şunu gördük; dünyada şu anda 40 trilyon dolarlık bireysel emeklilik fonları var. Bunun da yaklaşık yüzde20’si altyapı, konut ve teknoloji yatırımlarına gidiyor. Sadece Amerika’da 2 trilyon dolar emeklilik fonu, teknoloji alanında yatırım yapan şirketlere yönlendiriliyor. İngiltere’de bu 650 milyar dolar. Farklı ülkelerde, farklı yatırım alanlarına yönlendirilmiş. Bazı ülkeler altyapıya (baraj, köprü gibi), bazıları konuta, ağırlık vermiş. Bu anlamda, emeklilik fonları müthiş bir kaynak sağlıyor. Eğer Türkiye’de de bu sağlanıp yatırım alanlarına kaynak aktarırsa BES fonları, hem performansın iyileşmesi hızlanır, hem yatırım araçlarında bir çeşitlenme, hem de ülkeye büyük bir kaynak sağlanmış olur. Türkiye, bireysel emeklilik alanında bütün reformları yapmaya hazır. Likidite bolluğunun azaldığı dönemde özel yatırımların fonlanması için BES ve bu tarz ürünler ayrı bir kaynak yaratıp önem sağlıyor.

TASARRUF ÖNEMLİ

Önümüzdeki süreçte FED’in faiz artırma olasılığı ile birlikte hem bireysel emeklilik fonları hem portföy yönetimi hem de fonların ayrı bir önemi ortaya çıkıyor, çünkü dolar kendi vatanına döneceği için likidite daralmasını ülkeler, bu yolla finanse edecek. Böyle bir ortamda iç tasarrufların önemi artacak. BES aslında iktisadi sistemin içinde olmayan tasarrufların sisteme girmesini sağlar. Bu da bir kaynak yaratır, sermaye piyasasının derinleşmesine katkıda bulunur. FED, ne yaparsa yapsın, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte tasarruf oranlarını arttırması şart ki yatırımlara kaynak sağlasın. Bu tasarrufu artırmak içinde BES’i büyütmemiz gerekiyor. Bunun için hıza ihtiyacımız var. Şu anda hızımız iyi, ama ivmemiz yavaş. Bizim çok hızlı şekilde farklı desteklere ihtiyacımız var. BES hakikaten 50 milyar liralık bir büyüklüğe ulaştı ve bundan sonra daha da büyüyecek. Türkiye’nin önündeki o büyük projelerin de finansmanına destek olabilir. BES onlara kaynak yaratabilir.

ASGARİ ÜCRET ARTARSA TÜKETİM DE ARTAR

– Asgari ücretin artırılması ile birlikte kişilerin tasarruflarında da bir büyüme yaşanabilir mi?

Gelir artıkça tasarruf artıyor. Asgari ücret arttığında tasarruf da artar mı ondan çok emin değilim. Tüketim artar o kesin; fakat tasarruf artar mı bunu tam bilemiyorum. Şunu söyleyebiliriz; kişi başına düşen gelir arttıkça tasarruf oranları da artıyor. Özellikle belli bir gelir düzeyinden sonra. Türkiye olarak orta gelir tuzağında düşmemek için, özellikle teknoloji yatırımlarını hızlandırmamız gerekiyor. Türkiye teknoloji yatırımları sayesinde ilave bir değer yaratacaktır, ilave bir katma değer üretecektir. O ilave katma değer de ihracatımızın artmasına vesile olacaktır, yaşam standardımızın yükselmesine vesile olacaktır. Ve de bu da tasarrufları artıracaktır.

FED KONUSUNDA TÜRKİYE OLARAK HAZIRLIKLIYIZ

– ABD Merkez Bankası FED’in 2015 sonu veya 2016’daki faiz artırımlarında gelişmekte olan ülkelerden çıkacak para rezerv harici, 300 milyar dolar deniyor. Likidite bolluğunun daraldığı bir dönemde BES’ler, yatırım araçları, fonlar, portföy şirketlerinin alacağı tutum ne olmalı?

 Aslında FED’in alacağı karar büyük ölçüde satın alındı. Tüm yatırım araçları, bizim gibi ülkelerde, aşağı yukarı fiyatlandı. Bu anlamda, bizim açımızdan çok büyük risk görmüyorum. Biz önlemlerimizi aldık. Zaten uzun zamandır beklenen bir davranıştı. Bence, portföy şirketleri de bu anlamda önlemlerini aldılar. ABD Merkez Bankası FED’in geçmişte beklendiği kadar çok dramatik, sert bir hareket yapacağı da beklenmiyor. Daha zamana yaygın şekilde alıştırarak bunu yapması bekleniyor. Dolayısıyla bizim açımızdan yönetilebilir olduğunu düşünüyorum. Bizim tarafımızda çok büyük bir endişe yok.

 

You must be logged in to post a comment Login


alanya escort beylikdüzü escort porno izle porno izle
https://www.donaldsonville.org eryaman escort konya escort konya escort antalya escort bodrum escort
antalya escort istanbul escort http://antbox.org şirinevler escort beylikdüzü escort bayan şişli bayan escort cialis 20 mg
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escort
halkalı escort şirinevler escort çapa escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz