”Seçim ikinci tura kalmaz”

20 Nisan 2018 Cuma, 02:39

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, erken seçim kararının ekonomiyi nasıl etkileyeceğine ilişkin soruya ”Olumlu etkileyeceğine inanıyorum” yanıtını verdi. Bozdağ, “Seçim, ikinci tura kalmaz. Bu seçimin sonucu, dünkü piyasaların verdiği tepkiden belli olmuştur” ifadesini kullandı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Seçim için belirlenen 24 Haziran 2018’in ulus ve memleket için hayırlı olmasını dileyen Bozdağ, 24 Haziran’ın Türkiye için tarihi bir gün olduğunu söyledi. Bozdağ, bu tarihin alelade bir mebus ve cumhurbaşkanı seçimi olmadığını vurguladı.

Bozdağ, 16 Nisan 2017’de milletin parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişe karar verdiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“O günden bugüne sistem değişti. Adeta milletimiz yeni bir vasıta aldı. Ama şimdi orada duruyor. Bunun kullanılmasının, faydası nedir; ondan istifade etmek istiyor ama istifade edilemiyor. ‘Sistem değişti, sen dur kenarda, iki sene daha biz devam edelim eski sistemle’ Bu nedenle milletimizin yeni sistemden beklentileri bir yandan var. Öte yandan da eski sistemin devamı var, o sistemin hastalıkları var. O nedenle 24 Haziran yeni hükümet sisteminin milletin iradesi doğrultusunda uygulamaya konulacağı tarihtir. Esasında 24 Haziran, yeni bir dönemin kapısının aralanmasıdır.”

Cumhuriyetin ilanından sonra değişik hükümet sistemlerinin uygulandığına değinen Bozdağ, şimdi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiğini anımsattı. Bu sistemle Türkiye’nin adeta makas değiştirdiğini belirten Bozdağ, “Cumhuriyetin ilanından geçen 100 sene sonra yeni bir dönemin kapısını aziz milletimiz 24 Haziran’dan açacaktır. O son radde önemlidir” diye konuştu.

Sistem değişikliğinin hayata geçirilme ihtiyacının, var sisteminin hastalıklarıyla Türkiye’nin artık yürümemesi gerektiği kanaatinin seçimin öne alınması nedenlerinin başında geldiğini anlatım eden Bozdağ, “Türkiye’nin içeride ve dışarıda karşı karşıya olduğu sorunlar, bunların çözümü için atılacak yürekli ve kararlı adımlar, Türkiye’nin önünde uzun bir zaman dilimine gereksinim duyduğunu göstermektedir” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ YIPRATAN ŞEYLER OLABİLİRDİ”

Bozdağ, Türkiye’nin içeride ve dışarıda kendisini bekleyen kuvvetli ve zorlu sorunlara karşı onları aşacak bir iradeyle yoluna kuvvetli bir şekilde devam etmesi gerektiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Türkiye 2019 Mart’ta bir yerel seçim, kasımda mebus ve cumhurbaşkanı seçimi yaşayacaktı. Bu seçim sürecinin iki yıla yayılmış olması, bu süre içerisinde siyasi pek fazla senaryoyu, belirsizliği, hesabı Türkiye üzerine birtakım planlar, tuzakları gündeme getirebilir ve Türkiye’yi bu konuda yıpratan şeyler olabilirdi. Doğal bunun ekonomik sonuçları, siyasi sonuçları öbür şeyleri olabilir. Seçimin erkene alınması bu anlamda Türkiye üzerinde pis hesap yapan, herkesin hesabını bozan bir adım olmuştur. Türkiye’ye dönük tuzak hazırlayanların tuzaklarını boşa çıkaran bir hamle olmuştur. Türkiye’de senaryoyu artık başkaları değil, bu ulus yazacaktır. Bu milletin senaryoya da herkes tabi olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki AK Parti milletin partisidir, dolayısıyla millete karşın Türkiye’nin bugününde ve geleceğinde kimsenin laf sahibi olamayacağını da bu karar fazla net bir şekilde ortaya koymaktadır.”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ, Türkiye’nin terörle mücadelesi, Suriye ve Irak’ta yaşanan zor ve nüfus kavgaları, yeni birtakım siyasal gelişmeler, değişmeler içinde Türkiye’nin, artık gündeminde seçim olmayan ve önüne 5 yıllık bir perspektif almış kuvvetli bir iradeyle yoluna devam etmesi gerektiğini bildirdi.

“ZİKZAKLARIN TÜRKİYE’NİN SAĞLIKLI YÜRÜYÜŞÜNE ZARAR VERDİĞİ BİR GERÇEK”

“Yarın seçim olursa ne olacak?”, “İktidar kim olacak?”, “Belediye ne olacak?”, “Cumhurbaşkanlığı ne olacak?”, “Erken seçim olacak mı, olmayacak mı?” zikzaklarının Türkiye’nin sağlıklı yürüyüşüne ziyan verdiğinin bir gerçek olduğunu dile getiren Bozdağ, “O nedenle ülkemiz kazansın, milletimiz kazansın diye atılmış bir adımdır” şeklinde konuştu.

AK Parti’ye 2008’de kapatma davası açıldığı süreci hatırlatan Bozdağ, kendisinin o devre partisinin öbek başkanvekili olduğunu, kapatma davasına dönük savunmayı yazan heyetin içinde de vazife yaptığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, o dönemde “Bu kapatma davası bir proje. Çok net gözüküyor. Ama biz buna karşı bir önlem geliştirebiliriz. Bu davayı da şu kadar asgari uzatabiliriz” diyerek alternatifler sunduklarını hatırlatan Bozdağ, Erdoğan’ın da bunun üzerine, “Bu davayı hiç uzatmayacaksınız. En kısa sürede bitireceksiniz. Savunmalarınızı da en hızlı sürede hazırlayıp sunacaksınız. Çünkü Türkiye’nin bu davanın uzatılmasına tahammülü yok. şayet kaybedeceksek biz kaybedelim ama Türkiye kazansın. Biz Türkiye kazansın diye buradayız” dediğini aktardı.

Bozdağ şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın iki yılı vardı. Cumhurbaşkanımızın o seçimin erkene alınması kararı, esasında kendi vazife süresinden de iki sene vazgeçmesidir. Parlamentonun, vazife süresinden iki sene vazgeçmesidir. Tüm bunları, biz milletimizin ve devletimizin bekası için yapıyoruz. Milletimizin geleceği için devletimizin geleceği için böyle bir adımın atılma zarureti ortaya çıktığından ötürü da Sayın Bahçeli’nin çağrısı üzerine seçim kararı verilmiştir.”

Seçimlerin yapılması için 24 Haziran tarihinin belirlenmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Bozdağ, “24 Haziran, seçim için müsait bir tarih olduğu için. Çünkü 26 Ağustos edebiyat ortası ve Kurban Bayramı’nın derhal akabi ve o dönemde de Hac mevsimi ve pek fazla vatandaşımız, Hac ibadeti için vatan dışında olacak” diye konuştu.

Türkiye’de vatandaşların aka bir kısmının tatil nedeniyle ikamet yeri dışında olabileceğine işaret eden Bozdağ, ayrıca iş gücü göçü nedeniyle bazı kişilerin de kendi ikamet yerinden öbür yerlerde bulunabileceğini vurguladı. Bozdağ, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar seçime katılımı azaltabilir. O nedenle seçime katılımın üst düzeyde olmasını sağlamak herkesin yeni dönemde cumhurbaşkanı ve mebus seçiminde iradesini sandığa hür ve güvenli şekilde yansımasını sağlamak için 24 Haziran kararlaştırıldı. Türkiye, seçimin daha fazla gündemde tutulmasını ve ne olacak ve nasıl olacak tartışmaları ile zaman kaybetmesin, ne olacaksa derhal olsun, biz seçimin sonuçlarını görelim, derhal önümüze bakalım, işimize bakalım, Türkiye’yi seçim tartışmaları ile uzun bir zaman meşgul etmeyelim. Çünkü bizim yapacak fazla işimiz var.”

“MİLLET KAZANACAKTIR, DEVLETİMİZ KAZANACAKTIR”

Bekir Bozdağ, haziran ayının seçime herkesin katılabileceği bir tarih olduğuna dikkati çekerek, okulların bu ay içinde yeni tatil olacağını, ramazan ayının akabinde bayram olacağını ve ayrıca üniversite sınavlarının da bu ay yapılacağını, isteyenlerin de sonraki süreçte ikametleri dışında yerlere gideceğini anlattı.

Bozdağ, “O nedenle bu tarih bir kere seçim için müsait bir tarih. Yani vatandaşımızın yerinde olduğu vakitte, sandığa gidip oyunu verebileceği bir rahatlık içinde yapılması bakımından. Seçim tarihi ileri atılabilir, o tamamen Meclis’in takibinde olan bir konu. Kasımda da yapılabilirdi ama Türkiye’nin gelecekte siyasete dair belirsizliklerin artırılması çoğaltılması ve öbür pek fazla şeyle meşgul edilmesi, Türkiye’ye ziyan verecekti” dedi.

“Türkiye, ziyan görmesin diye seçimin öne alınmasını kararlaştırdık. Yani daha uzağa götürmek demek, daha fazla Türkiye’yi bu tartışmalarla meşgul etmektir” diyen Bozdağ, şunları söyledi:

“Biz, artık bu tartışmaları bitirelim istiyoruz. Seçim tartışmaları bitsin, yeni sistem artık fiilen hayata geçsin, ulus benimsediği yeni sistemi milletimize ve devletimize sağladığı faydaları doğrudan yaşasın artık. Türkiye’nin hızlı karar almaya, alınan kararları hızlı uygulamaya ihtiyacı var ve bu da yeni sistemin en doğal sonuçlarından bir tanesi.”

Bozdağ, yeni sistem hayata geçtiği zaman Türkiye’nin hem terörle mücadelesinde hem içeride ve dışarıda gelişen olaylar karşısında hem de ekonomik konularda ve öbür pek fazla konularda bugünkünden daha hızlı devinim etme kabiliyetine sahip olacağını vurguladı.

Meclis’ten geçmesi gerekmeyen bir mesele olması halinde cumhurbaşkanının kararname ile sorunu çözen bir adım atabileceğini ve böylece lüzumlu adımın sabah ya da akşam derhal hayata geçirileceği bir iradeye sahip olunabileceğini belirten Bozdağ, “Bütün bunlardan ulus kazanacaktır, devletimiz kazanacaktır, herkes kazanacak. Onun için artık değişen sistemin hayata geçirilmesi için Türkiye’nin daha fazla beklemeye tahammülü yoktur. Yeni sistemin fiilen ve resmen artık hayata geçmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

Anayasanın artık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetileceği hükümlerini içerdiğine işaret eden Bozdağ, “Sistemi değiştirdik ama diyoruz ki; sisteme ‘sen şöyle bir kenarda dur biz parlamenter sistemde devam edelim.’ Diyelim ki, bir Mercedes almışız. Mercedes sen dur bir kenara, Hacı Murat’la biz yolumuza devam edelim. Madem ki sistem değişti, biz o yeni sistemle yolumuza devam etmeliyiz. Artık sistemin hayata geçirilmesini daha fazla geciktirmenin kimseye bir faydası yoktur” değerlendirmesini yaptı.

“EKONOMİ, BELİRSİZLİĞİ SEVMEZ, İSTİKRARSIZLIĞI, KRİZLERİ, KAOSLARI SEVMEZ”

Bekir Bozdağ, erken seçim kararının ekonomiyi nasıl etkileyeceğine ilişkin soruya şu cevabı verdi:

“Olumlu etkileyeceğine inanıyorum. Dünkü piyasaların verdiği tepki de o müspet etkiyi fazla net bir şekilde ortaya koymaktadır. Geleceğe dair belirsizliklerin tamamı ortadan kaldırılmıştır. Türkiye üzerinde kurulacağı söylenen planlar, tuzaklar, senaryoların tamamı bunları planlayanların elinde patlamıştır. Şimdi temel senaryoyu ulus yazmaktadır. Cumhurbaşkanımızın MHP lideri ile görüşmesi sonucunda alınan bu karar, Türkiye’nin geleceğinde laf sahibi olmanın bu milletin kendi evlatlarına ait olduğunu ortaya koymuştur. Iktisat belirsizliği sevmez, istikrarsızlığı, krizleri, kaosları sevmez. Tüm bunlar ekonomiye fazla aka ziyan verir.”

Türkiye’nin son 16 yılda ekonomik alanda aka değişim sağlamasının nedeninin siyasi istikrar, kuvvetli iktidar, iyi idare ve bunun doğurduğu itimat olduğunun altını çizen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlar, bizim aka hazinelerimizdir. Parlamenter sistemde kuvvetli lider, kuvvetli parti olduğu zaman bu oluyor ama sistemin doğal sonucu değil. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde artık siyasi istikrar, kuvvetli iktidar, iyi idare ve güven, bir nevi sistemin mecburi doğal sonucu haline geliyor. Şimdi istikrar da kuvvetli iktidar da kalıcı hale gelmiş oldu ve bu nedenle artık istikrar görüyor. Diyor ki yeni iktisat çevreleri ben eminim öyle düşünüyorlardır, ‘seçim olacak derhal 24 Haziran’da arkasından mart seçimi olacak. 24 Haziran’da iktidara gelen 5 sene önüne bir perspektif alacak. ‘Hükümet kurulamazsa’ diye bir dert yok artık, ‘koalisyon olursa’ diye bir dert yok, sandıktan hükümeti ulus doğrudan çıkaracak. Dolayısıyla hükümet kuruldu kurulmadı, koalisyon oldu olmadı hiçbirisi yok, 24 Haziran sabahı beş yıllık bir yol belirlenmiş oluyor ve beş sene önüne görebilecek. Yatırım yapmak isteyen veya öbür işleri yapmak isteyen hesabını kitabını buna göre yapacak. ‘Yarın ne olacak, iktidar nasıl istikbal nasıl gidecek’ diye bir kaygı ve tereddüdü kesinlikle yaşamayacak. Bu ekonomiye fazla ağırbaşlı bir ivme kazandıracak, yatırımlar artırılacak, Türkiye’ye gelen yabancı sermayeyi harekete geçirecek. Seçim var dendiğinde herkes elini cebine atmıyor. ‘Bir görelim, sonuçlar bir çıksın bakalım, ne olacak. Ona göre devinim edelim’ diyor. Onun için biz bu mesafeyi ne kadar kısa tutarsak bu elini cebine atmama dönemi o kadar kısa olacaktır.”

Bekir Bozdağ, siyasi tecrübesine dayanarak ekonomideki iyileşmenin 24 Haziran’ı da beklemeyeceğini vurguladı.

Ekonomi çevrelerinin kimin 24 Haziran’da cumhurbaşkanı seçileceğini, iktidarın kimin tarafından yerine getirileceğini şimdiden gördüklerini düşündüğünü kaydeden Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Onların anketleri, kendi gözlemleri Türkiye’de iktidarın kim olacağını gösterdiği zaman iktisat 24 Haziran’ı beklemeden de daha müspet adımlar atacaktır. Ben, dünkü piyasaların verdiği tepkinin, cumhurbaşkanlığı seçim sonucunu piyasaların şimdiden gördüğünü ve satın aldığını ben anlıyorum ve öyle yorumluyorum. İnşallah öyle de olacaktır” diye konuştu.

AK Parti ve MHP’nin cumhurbaşkanı adayının belli olduğu belirtilerek, “CHP sizce bazen namzet gösterecek? Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmasını bekliyor musunuz? Muhalefet cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ittifak yapabilir mi?” sorusu ile Mecliste gazetecilere MHP Umumi Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim çağrısına ilişkin, “Ben de sizlerle birlikte duydum” ifadeleri hatırlatılarak, “danışıklı dövüş” iddialarına yönelik değerlendirmesi sorulan Bozdağ, seçim çağrısını Bahçeli’nin konuşması sırasında duyduğunu belirtti.

Söz konusu açıklamanın önceden yapılan bir görüşmenin sonucu olmadığını vurgulayan Bozdağ, “danışıklı dövüş” iddalarının muhalefet partileri ve muhalif çevrelerce ortaya atıldığını söyledi.

Bozdağ, “Düne kadar ‘Haydi seçim’ diyenler, şimdi seçim ortaya çıkınca bu sefer, ‘Bak, bunlar seçim istiyor’ diyorlar” ifadesini kullanarak, CHP’den “Biz dün ‘Hodri meydan’ dedik, şimdi de ‘Hodri meydan’ diyoruz” açıklamasının yapıldığını, bazı çevrelerin ise daha evvel yapılan erken seçim olmayacağına yönelik söylemleri anımsattığını belirtti. Bozdağ, şöyle devam etti:

“Siyasette seçim ortaya çıktığı zaman ‘Dün niye siz böyle diyordunuz, böyle yapıyordunuz, şöyle ediyordunuz’ kısmı bir tarafa konulur, ‘Madem seçim, işte biz varız.’ denilir ve onun üzerine bu işin üzerine gidilir. Madem şimdi siz seçim istiyorsunuz, seçim iradesi ortaya çıktıktan sonra bu iradeyi tartışmaya açmanın seçim isteyenlere hiçbir faydası yok. Seçim istiyorsanız, içten olarak ortaya çıkın, mücadelenizi yapın, adayınızı gösterin, öbür işler yapın, ne yapıyorsanız onu yapın. Ama şu anda ben bakıyorum ki muhalefet biraz ağustosta yağmura yakalanmış gibi. Yani elinde şemsiye yok, sıkıntıya düştüğü için ‘Acaba biz nereden hükümeti yıpratan bir çıkış yapabiliriz, bu seçim tartışmalarına farklı pencereler açabiliriz’ diye bir şeyi, muhalefette bir aceleciliği görüyorum. Gerçi, aceleye de ihtiyaçları var. Niye ihtiyaçları var? Bizim adayımız fazla net. AK Parti’nin adayı, MHP’nin adayı, milletin adayı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

“SİYASETİN ER MEYDANI”

AK Parti’nin adayını fazla eskiden beri deklare ettiğini, MHP’nin de bunu söylediğini anımsatan Bozdağ, “Sokaktaki vatandaşa ‘Cumhur ittifakının adayı kimdir?’ diye mesele hep beraber, bir ağızdan ‘Recep Tayyip Erdoğan’dır.’ diyecek. Dolayısıyla bizim milletimizin huzuruna giderken Türkiye’yi kimin yöneteceğine dair milletimizin önüne götüreceğimiz namzet bellidir” diye konuştu.

Bozdağ, karar vermesi gerekenin muhalefet partileri olduğunu belirterek, “Muhalefetin henüz kafası net bir şekilde oturmuş değil. Kafa fazla karışık. Kim namzet olacak? Sayın Kılıçdaroğlu ikide bir Cumhurbaşkanımıza ‘Haydi hodri meydan. Gel, yarışalım. Televizyonlara çıkalım.’ diyor. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımız AK Parti’nin adayı ve seçim meydanı kuruldu” ifadelerini kullandı.

Seçim meydanını, “siyasetin er meydanı” olarak nitelendiren Bozdağ, şunları kaydetti:

“Siyasetin er meydanı sandıktaki rekabettir. Şu anda siyasetin er meydanı kuruldu, başpehlivanların çıkması lazım. Demesi lazım ki ‘Ben başpehlivanım.’ Hakem kim? Aziz Türk milleti. Hakemliği o yapacak, pehlivan kispetini giyip çıkacak meydana. Sayın Cumhurbaşkanımız er meydanına çıkmış, siyasetin başpehlivanlarından bir tanesi. Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu, şayet diyorsa ki ‘Ben de er oğlu erim ben de bir başpehlivanım’, o zaman kispetini giyip, ‘Ben adayım.’ diye çıkması lazım. Şimdi er meydanından nasıl kaçarız onun hesabını yapıyorlar. Bunun bir manası da şudur, CHP’nin Umumi Başkanı şayet cumhurbaşkanlığına namzet olmazsa bu şu demektir, ‘Biz CHP olarak Türkiye’nin iktidarına talip değiliz. Türkiye’yi yönetmeye talip değiliz. Bizim içimizde Türkiye’yi yönetmeye usta bir kadro, şahıs yoktur. Bizim Umumi Başkanımız Kılıçdaroğlu da Türkiye’yi yönetmeye, Türkiye’nin cumhurbaşkanı olarak seçilmeye usta birisi değildir.’ Daha ileri söyleyeceğim, ‘Bizim içimizde AK Parti ve MHP’nin, cumhur ittifakının adayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi ile yarışacak çapta ve kıratta bir siyasetçi yoktur. Bizim çapımız onunla yarışmaya yetmez. Onun için çapı ona müsait bir namzet arayışımız var.’ demektir bu. O zaman çıkıp bunu söyleyin. Bunu söylemekten niye çekiniyorsunuz? Şimdi şöyle diyor, böyle diyor. Çok net Kılıçdaroğlu’nun namzet olmamasının, namzet yapılmamasının tek anlamı, Cumhurbaşkanımızla bu er meydanında başpehlivanlık yarışına girmeyi gözüne kestirememesidir. ‘Ben tuş olacağım, onun için niye çıkayım meydana’ diyor.”

“ZATEN SIRTI YERDEN HİÇ KALKMADI”

Kılıçdaroğlu’nun “Tuş olması durumunda ne olacağı” sorulan Bozdağ, “Başpehlivanlığı kaybeder. Zaten sırtı yerden hiç kalkmadı, her seçimde sırtı yerde. Bir daha sırtı yere düşecektir. O doğal kendi partisi içinde kendi yerini de tartıştıracaktır” dedi.

Yeni sistemde cumhurbaşkanı adayı olanların mebus adaylığına başvuruda bulunamayacağını hatırlatan Bozdağ, “Cumhurbaşkanı seçimi kaybettiğinde mebus olma şansı da olmayacağı için CHP’nin Umumi Başkanlığını da kaybetme riski 24 Haziran’ın ertesinde onu bekliyor. O yüzden de ‘Hiç olmazsa Türkiye’nin cumhurbaşkanı olamayacağız bari umumi başkanlığı muhafaza edelim’ diye hesap içerisinde olduğuna dair düşüncem var. Yok, ‘Benim derdim CHP Umumi Başkanlığı değil, benim derdim Türkiye. Ben CHP’yi yönetmek değil Türkiye’yi yönetmek istiyorum.’ diyorsa o zaman çıkacak cumhurbaşkanlığına namzet olacak” ifadelerini kullandı.

Bozdağ, CHP’nin vatandaştan nasıl oy isteyeceğini sorarak, şu değerlendirmede bulundu:

“İktidara talip değil, Umumi Başkanları cumhurbaşkanı adayı değil. ‘Ben iktidar olacağım.’ diyebilecek mi? Diyemeyecek. O zaman kim iktidar olacak, öbür birisi iktidar olacak. şayet öyle bir şey olursa. Vatandaş iktidara talip olmayana niye oy versin? O yüzden CHP, şimdiden öbür bir yere doğru gidiyor. Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkını yememek lazım. Bir şampiyonluğu var, nedir o? CHP kongrelerinde tüm rakiplerini yenme şampiyonluğu var. CHP’nin kendi iç kongrelerinde seçim kazanma başarısı var ama milletin sandığında ve siyasetin er meydanında elde ettiği bir seçim başarısı bugüne kadar yok. Sadece CHP’nin kongrelerinde yarışıyorsa işi fazla kolay, herkesi ezip geçiyor ama er meydanı ayrı bir meydan, CHP’nin meydanı ayrı bir meydan. Doğal bu meydana çıkacak mı hep birlikte göreceğiz. Benim kanaatim Kılıçdaroğlu’nun namzet olmasıdır.”

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ittifakları mecburi kıldığını belirten Bozdağ, “CHP’nin oyu yüzde 25-26 bandında. Cumhurbaşkanı seçilebilmek için seçmenin en az yüzde 50 1’inin oyunu almak lazım. O zaman CHP’nin oyu buna yetmiyor. Ne yapacak? öbür partilerle ya da seçmen tabanıyla ittifak yapması lazım ki bunun üzerine 26 puan koysun veya 25 1 puan ek yapsın. CHP’de böyle bir şey yok, dışarıdan alması lazım” diye konuştu.

Muhalefetin ittifak yapmasında engel olmadığını dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:

“CHP ittifak yapmaktan korkuyor. Kiminle ittifak yapacak, adres belli; CHP, HDP var. HDP ile ittifak yaptığı zaman onu vatansever, devletini, milletini seven içten CHP tabanına anlatmakta fazla ağırbaşlı zorluklar yaşayacaktır. Onlar belki oyunu bu ittifak nedeniyle CHP’nin adayına vermeyecektir. O yüzden orada bir zorluğu var. Şimdi ne yapacak? Diyor ki ‘Biz milleti aldatmak için bir formül geliştirelim.’ O nedir? ‘Birinci turda herkes kendi adayını koysun, ikinci turda en fazla kim alırsa onun etrafında ulus bir araya gelsin. Böylece biz aziz milletimizi kandırmış oluruz hem HDP ile fiilen, resmen ittifak yapmış oluruz hem de ittifak yapmamış gibi gözükürüz. Biz kendi adayımızı koyduk, sonuçta ikinci tura kaldığı için de onlar bizim adayımıza vermiş olur.’ Bu bir doğu kurnazlığıdır. Türk milleti bu doğu kurnazlığına ruhsat vermez.”

“SEÇİM İKİNCİ TURA KALMAZ”

Bozdağ, seçimin ikinci tura kalıp kalmayacağına ilişkin de “Seçim ikinci tura kalmaz. Bu seçimin sonucu dün piyasaların verdiği tepkiden belli olmuştur” dedi.

Kendisinin seçim sonuçlarını bugüne kadar iktisat verileriden takip ettiğine işaret eden Bozdağ, “Ekonomi nasıl bir tavır koyarsa genelde öyle çıkıyor ve dün seçim kararının açıklanmasını müteakip borsa 112 bini aştı, avroda dolarda düşüşler yaşandı. Bu fazla mühim bir gelişme. Bu, piyasaların bu karara verdiği desteği ve kararın sonuçlarını da satın aldığını göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Anketlerin, Türkiye’de seçimin ilk turda biteceğini gösterdiğini belirten Bozdağ, Türk milletinin, seçimin ikinci tura kalmasına ruhsat vereceğine inanmadığını, danışıklı dövüş yapan, milleti aldatmak isteyenlere fırsat vereceğini de düşünmediğini dile getirdi.

Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, milletin reyleriyle cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk uygulayıcı cumhurbaşkanı olarak milletin takdiriyle sandıktan çıkacağını söyledi.

“TAYYİP BEY İKİLİ OYNAMAYI SEVMEZ”

Bozdağ, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçiminin 24 Haziran’da yapılacağının açıklanmasına ilişkin de şunları kaydetti:

“Bu karar danışıklı dövüş değil çünkü AK Parti de MHP de millete karşı hile yapmayan partilerdir. Biz milletimizi aldatacak bir şey yapmayız. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanımızı yakından tanıyan herkes bilir, Tayyip Bey ikili oynamayı sevmez, içindekini tutmayı da sevmez. İçi neyse dışı da odur, gizlemesi yoktur. Aziz Türk milletinin ta kendisidir, tepkisini de sevgisini de açık ortaya koyar. Aziz milletimizin farklı düşünmesine hiç gerek yok, böyle bir şey olmuş olsa ilk tavrı kendisi koyardı. Tayyip Bey milleti aldatan bir siyasetin icracısı bugüne kadar olmamıştır, bundan sonra da olması laf konusu değildir. O birilerinin uydurmasıdır. Burada danışıklı dövüş laf konusu değildir.”

Yeni düzenlemeyle yalnızca cumhurbaşkanlığı seçimi için değil, aynı zamanda mebus umumi seçimi için de ittifakın olası olduğu hatırlatılarak, “Sizce muhalefet bu kapsamda ittifak yapar mı?” sorusuna Bozdağ, şu cevabı verdi:

“Yaptığımız düzenleme hem partilerin ortak cumhurbaşkanı adayı etrafında birleşmelerine, ortak namzet göstermelerine olanak tanıyor hem de partilerin kendi logolarıyla seçime girmeden öbür bir partinin logosu altında seçime girmesine ruhsat veriyor. İttifak halinde ayrı ayrı kendi logolarıyla seçime girmesine milletvekilliğinde ruhsat verdiği gibi aynı şekilde seçime girmeden ama partilerinden de istifa etmeden bir partinin listesi içinde seçime girmesine ruhsat veriyor. Bizim MHP ile ittifakımızın esası açıklandı; MHP kendi logosuyla seçime girecek, AK Parti kendi logosuyla seçime girecek ve Cumhur İttifakı’nın içinde birlikte yer alacak.”

“ŞARK KURNAZLIĞIYLA ÇIKMANIN ALEMİ YOK”

“MHP’lilerin oyunu üç hilalin altına, AK Parti’lilerin ise ampulün altına basacağını” anlatım eden Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlar ittifakın yekün oyunu oluşturacak ama mebus dağılımı her partinin kendi aldığı oya göre yapılacak. Öbür türlüsü de mümkün, AK Parti’nin veya CHP’nin listesi içinde öbür bir partinin mebus adayları da olabilir. Bunun kararını muhalefet kendi verecektir. AK Parti’nin yaptığı gibi açık ittifak mı yapacak yoksa doğu kurnazlığı esasıyla saklı ittifak mı yapacak yoksa bazı partiler CHP’nin listesinden mi seçime girecek? Bunun kararını herhalde kendileri verecektir. Benim onlara bir yol göstermem laf konusu olamaz, doğru da değildir ama ben bir ilke olarak şunu söylerim; milletin önüne çıkarken doğu kurnazlığıyla çıkmanın alemi yok. İttifak yapılacaksa net yapılmalı, açıkça ortaya konulmalı yoksa ‘ilkeler ittifakı’ diyerek bir ilkesizliğin altına, ‘Biz ahlaki bir şey yapıyoruz’ diyerek de bir ahlaksızlığın altına imza atıp, bunu ‘ahlak’ veya ‘ilke’ diye millete yutturmanın kimseye bir faydası yoktur. Açık olmak lazım. HDP ile ittifak yapıyorsan açıkça yap ki şu anda hepimiz fazla net biliyoruz, HDP ile CHP’nin oyları ister ittifak yapsınlar isterse yapmasınlar aynı adayda birleşecektir.”

“SİYASETÇİ SEÇİMDEN KAÇMAZ”

Bozdağ, seçime 66 gün kaldığı hatırlatılarak, “Seçimi duyuru eden AK Parti sanırım amade ama öbür partilerin hazırlanması için yeterli süre olmadığı eleştirilerine ne dersiniz?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Siyasetçi için seçim bayramdır. Çünkü o gün için ister hazırlıklı isterse hazırlıksız ol, o gün geldiğinde herkes o günü yaşar. Bayramlara da bazı aileler amade girer, bazıları amade girmez ama sonuçta bayram gelir ve siz o bayramı yaşarsınız. Siyasetçi seçimden kaçmaz, her daim seçime amade olması siyasetin doğası gereğidir. Biz AK Parti olarak seçime hazırız. Biz ilçe kongrelerimizi yaptık, il kongrelerimizi yaptık. İzmir ve İstanbul hariç hepsini yaptık. Kadın ve gençlik kolları kongrelerimizi yaptık.”

AK Parti’nin kongrelerine Cumhurbaşkanı ve AK Parti Umumi Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Umumi Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı dizi bakanların, umumi reis yardımcılarının katıldığını hatırlatan Bozdağ, “İlçe kongrelerimizi, il kongrelerimizi yaptık. İki ilimiz kaldı. Şu ana kadar 49 il kongresine Cumhurbaşkanımız katıldı. Biz 16 Nisan öncesi Türkiye’yi elden geçirdik, adeta Türkiye’nin dört bir yanını fellik fellik gezdik. Öte yandan kongrelerle partimizi, teşkilatlarımızı yeniledik” dedi.

“VAKTİ BOŞA HARCIYORLAR”

AK Parti’nin seçime amade olduğunu, kongre sürecini tamamlayan MHP ve CHP’nin de aynı durumda bulunduğunu belirten Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:

“CHP de hazır. O da aka kongresini, il kongresini yaptı ama CHP bizim yaptığımız gibi tüm illeri gidip gezmezse tüm teşkilatlara umumi reis gitmezse bizim onların yerine de çalışacak halimiz yok ki. Sayın Cumhurbaşkanımız bir yandan Türkiye’yi yönetiyor öbür yandan ülkenin iç ve hariç meselesiyle boğuşuyor öte yandan 49 ilin kongresine gidiyor. İstanbul’u görüyorsunuz, Ankara’nın ilçelerini gördünüz, bazı aka ilçeleri gördünüz. Günde üç ilçede kongreye katılıyor. Cumhurbaşkanımız bunca meşgale arasında kongrelere katılacak vakti buluyor da ana muhalefet partisi niye zaman bulamasın? Onlar da bulur ama tembellik olduğu için onların zaman problemi var. Çünkü vakti boşa harcıyorlar.”

ERKEN SEÇİME KİM, NE KADAR HAZIR?

You must be logged in to post a comment Login


instagram takipçi satın al eryaman diş ankara oto kurtarma opel yedek parça canlı bahis bitcoin ile bahis rotabet adres rotabet güncel
antalya escort escort istanbul escort istanbul Pendik escort şişli escort
beylikdüzü escort istanbul escort kayaşehir escort istanbul escort ankara escort avcılar escort beylikdüzü escort
gaziantep escort bayan gaziantep escort kayseri escort
bahçeşehir escort esenyurt escort kayaşehir escort halkalı escort avcılar escort silivri escort
izmir escort alanya escort porno izle Antalya Escort eryaman escort antalya escort bodrum escort
bodrum escort izmit escort porno sikis eskişehir escort
escort bayan beylikdüzü escort bayan halkalı escort bayan avrupa yakası escort bayan şişli eskort mecidiyeköy escort bayan şirinevler escort bayan esenyurt escort bayan avcılar eskort şirinevler eskort beylikdüzü http://www.ilogak.com/istanbul/avcilar-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/esenyurt-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/atakoy-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/fatih-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/beylikduzu-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/silivri-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/capa-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/findikzade-escort/ http://www.ilogak.com/istanbul/buyukcekmece-escort/
Аренда яхты в Турции Гечек Турция Стамбул Турция Анталия Турция Кемер Турции
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz